Merhaba...
Herkesin hayatı başka renktir. Ve herkesin duyguları başka durur hayat ağacında.
Kimi kuru bir yaprağa, kimi kurak bir mevsime, kimi bahara, kimi bahçeye, kimi ateşe benzer.
Dudaklarımızdan, kapınızı yokladığımız anlarınıza boş bir hayat kırıntısı dökülmesin diye kaygılanıyoruz.
Sair olan renklerinizi soldurmadan dillendirmek, onları satırlarda renklendirmek,
siyah mikrofonlardan, beyaz sayfalardan hayatımızın kalbine lekesiz cümleler savurmak için
emek harcıyoruz.
Kelimelerimizin huzurunu kaçırıp cümleler kurgulatmaya yanaşmayan
harflerin bizi geceler boyu uykusuz, aç bırakacak kadar cimri olabilmeleri gerçeği
ürkütücü olsa da “kaybetmeyi umursamayarak kazanmayı beceriyoruz”.
Ve Hep birlikte, bize meydan okuyan bütün karanlıklara
“Hayır ve Hoşçakal” diye haykırıyoruz.
Hoşçakal hüzün.
Bıkmışlık, Anlamsızlık, İnançsızlık, Vurdumduymazlık, umursamazlık.
Hoşçakal kaybetmek, Karanlık, girdap, boşluk, işe yaramazlık.
Hoşçakal unutulmak, Unutmak, vefasızlık, uzaklık.
Hoşçakal gitmeler, Kendinden kaçmalar, kalbine yabancılaşmalar.
Merhaba Sen+Ben=Biz ve Hayat.
|